Create a free blog, web site, photo album, guestbook, earn money, share things with your friends!
Login | Sign Up 
Doğanşehir İlçesi / Malatya
Lütfen Kasaba ve köylerimizin mesaj bölümlerinde yazismalarinizla birbirinizi kirmadan, argo kelimelerle kaliteyi dusurmeden mesajlasalim...

Doğanşehir İlçesinin Tarihi




Medeniyetlerin beşiği Anadolu'dan Malatya'nın güneybatısına doğru yolculuk yaptığınızda, sizlere Türk kültürünün en güzel mozaiği olan, Doğanşehir İlçesi karşınıza çıkacaktır.
Doğanşehir'in girişinde tarihin tüm heybetini ve geçmişin esrarengizliğini taşıyan surlar,yaşanan uygarlıklara ve günümüze tanıklık etmektedir.Adı Bizans döneminde Zibetra'dır. İster I.Alaattin Keykubat dönemindeki gibi Gülşehir, ister Osmanlı kayıtlarında ki gibi Subadra, istersenizde 1877 Rus savaşından dolayı Viranşehir olarak anın ama bu güzel şehre İsmet İNÖNÜ'nün yakıştırdığı gibi yeniden yapılanan şehir anlamındaki Doğanşehirdir.
İlçenin kuruluşu kesin olarak bilinmemesine rağmen M.Ö.66 yılları ile 395 yılları arasında Roma İmparatorluğunun elinde kaldığı çeşitli tarih incelemelerinin sonunda elde edilmiş bir gerçektir.İlçe merkezinde zamana meydan okurcasına ayakta kalan surlar üzerinde yapılan incelemelerde beşgen plan üzerine kurulmuş olduğu ve dört kapısının olduğunu, bunun amacının ise şehir savunmasına yönelik askeri bir savunmaya neden olarak yapıldığı açıklanmıştır. Kadılı(Sancar),Eskiköy(Erkenek),ve Polat'da bulunan şu anda harabe görünümünde bulunan gözetleme kuleleri bölgenin askeri üst olarak kullanıldığını ve eski yerleşim merkezlerinin de buralar olduğunu gösteren kuvvetli delillerdir.
Roma devrinden kalma kilise kalıntısı da Roma İmparatorluğunun Hırıstiyanlığı Asya'ya yaymak emeli ile bu kalenin yapıldığını göstermektedir.
395-656 yıllarında ise Bizans İmparatorluğunun elinde kalan ilçe bu dönemdeki adı Züpetra(Zapetra,Zipetra-Subadra) olarak geçmektedir. Bu döneme ait ilçe merkezinde ortaya çıkan sikkelerde bu isim gayet net bir şekilde görülmüştür.
656-758 tarihleri arasında ilçe Malatya ve çevresi ile Emevilerin eline geçmiştir.İslam medeniyetinin zirvede olduğu bu dönemlerde özellikle 758 Abbasi Halifesi Harun Reşit zamanında ilçe baştan başa imar ettirilerek,Türk İslam felsefesinin en güzel örnekleri ve mimarisi olarak ilçeye nakş edilmiştir.
Anadolu yüzyıllarca istilalara uğramış.İlçemizde 877 yılında Bizans İmparatoru THEOPHİLOJ tarafından istila edilerek yakılıp yıkılmıştır. Aynı tehlikeyi Malatya üzerine de salmış ve Malatya emirine elçi gönderen İmparator Malatya teslim edilmezse orayı da Zipetra'ya çevireceğine dair tehditler savurmuştur. Yaklaşan Arap tehlikesinden çekinerek 934 tarihine kadar ilçeyi Araplara teslim etmek zorunda kalmıştır.
Bir müddet Arap medeniyeti altında kalan ilçe bu defa Danişmentlilerin eline geçer.Danişment melikinin 1139'da Kilikya seferine ikinci kez çıkışını fırsat bilen Bizans İmparatoru ilçeyi yeniden alabilmek için harekete geçecektir ancak Kilikya seferini başarıyla tamamlayan Danişment meliki Kasionas bölgesiyle, Karadeniz sahillerini feth edip güneye Elbistan ve Zipetra bölgelerini yeniden ele geçirmişitir.1140
Yıl 1157 Malatya ve çevresinin Sultan Kılıçarslanın eline geçmesinden huzursuz olan olan Danişmentliler 1171'de Malatya ve çevresini tekrar ele geçirmek için harekete geçerler.1137'de Besni,Ğölbaşı ve Zibetrayı tekrar alırlar. Selçuklu ve Haçlı baskısına dayanamayan Danişmentliler barış istemek zorunda kalırlar ve 1226'ya kadar bölgede Danişment medeniyeti sürdürülerek buralara yol,çeşme,kervansaray gibi yapılara Türk medeniyetinin ölmez eserleri olarak donatılmıştır.
Anadolu'nun Türkleşmesinde ve bu medeniyetin dünyaya duyurulmasında en önemli yere sahip olan Selçuklu Devleti Sultan I.Alaatin Keykubat döneminde altın yıllarını yaşamış,ilçemizde bu dönemin nimetlerinden en iyi şekilde istifade etmiştir.
Devrin muhteşem hükümdarı I.Alaatin Keykubat 1236 Halep Şehrinde hastalanınca (Keykubat Bin Hüsrev) hekimleri ona Zipetra'da istirihat etmesini tavsiye eder.İnce nastalığa düşen sultana hekimler.

Gülşehri al abad eyle
Orda istirahat eyle

Tavsiyesinde bulununca 1226 yılının Ağustos ayında Sultan Keykubat ilçeyi ele geçirerek Bizans ve Arap çatışmalarında hasar gören ilçeyi baştan başa ilar etmiştir.Bugün dahi ayakta bulunan doğu ve kuzey kısmına,ikinci kat suru çekilmiştir. Şimdiki Merkez Camiinin bulunduğu yere bir camii yaptırılmıştır. Yaptırdığı surun Malatya istikametine açılan kapının üzerine "Hüsrev bini Keykubat" yazılı kitabeyi koydurmuştur. Bu kitabe burdan sökülerek şimdiki Sürgü Karakol binası üzerine konulmuştur. Ne acıdır ki eski karakol binası sökülünce kitabede tarihe karışmıştır.
Selçuklu Devletinin yıkılmasından sonra Malatya istikametine doğru saldırıya geçen Memluklu ordusu Halep,Antep,Raban ve Göksu'yu geçip Adıyaman'ı sağlarında bırakarak 27 Nisan 1315'de Zipetra-Gülşehrine geldi Memluklu ordusu geçtiği yerleri yağmalayarak Malatya'ya ulaştı.
Malatya emeri Ali Bahadır Malatya halkının arzusu ile Anadolu Selçuklu Sultanı İzettin Keykavus'a bağlandı. Türkmenler Malatya ve Zipetra şehrine yerleştiler.
1319 yılında sonra Gülşehir Besni'ye bağlı olarak idare edilmeye başlandı. Bu durum 1855 yılına kadar devam etti.
İlçenin kavşak noktası ve ticaret merkezi olan Halep yolu üzerinde bulunması bir nevii istilalara davetiye çıkarmıştır.
1398 yılında Yıldırım Beyazıt ilçeyi Osmanlı topraklarına katmıştır. Ve buraya sipahizade ünvanı vererek idare edilmiştir.Gülşehir ardı arkası kesilmeyen istilaların birini de 1401 yılının Temmuz ayında yaşayacaktır. Gülşehir yakılıp yıkılan anlamındaki tarihindeki en acı sıfatı alarak Viranşehir olarak anılmaya başlanacaktır.
Cihan hakimiyeti adı altında geçtiği yerleri kana bulayan Moğol saldırıları Viranşehri'de kasıp kavurmuştur. İnsanlar bu döneme ait katliamı yüzyıllarca bir kabus gibi kuşaktan kuşağa aktarmışlardır. Anadolu insanı uzun yıllarca Moğol katliamlarına duydukları nefretten dolayı çocuklarına Cengiz, Hülgü, Kubilay,İlhan,Timur isimlerini koymamışlardır.
Timur dönemi istilasının yanında, Viranşehirin büyük bir yangın felaketi de geçirdiği yapılan kazılar esnasında rastlanan yanmış insan ve hayvan cesetlerinden anlaşılmaktadır. Kanıt olarak üzerinde "Lailaheillalah, ibnu Sultan" yazılı taşların bulunuşu ve çarşı camiinin mihrabında ki taşta; "İbni Şemun,haliledel ahusul tanatihur ağabeyulahir." şeklindeki ibare bu kanıtlardandır.
Timur bölgeden çekilmesiyle ilçeye Dulkadiroğulları egemen olmuş bugün halen bu soyadı taşıyan kabilelerde yer almaktadır. Yavuz Sultan Selim 1515 yılında Mısır seferi dönüşünde, Viranşehiri Dulkadiroğlları'ndan alarak, tamamen Osmanlı topraklarına katmıştır.
1524 yılında ki Osmanlı sayımlarında Subadra adıyla Besni'ye bağlı olarak bir sipahizade olarak geçmektedir. Bu zamanda ilçe nüfusu bir sipahizade 1 köy ve 9 hane nüfus, Erkenek 1 köy 35 hane nüfustur.
1560'larda Subadra 31 hane, Erkenek 61 hane nüfusludur. 1851 yıllarına kadar Besniye bağlı olarak idare edilen ilçe toprakları, Besni beyleri tarafından tarım alanı olarak kullanılmıştır.
1855 yılında Sürgü nahiyesine bağlanan ilçe, 1929 yılına kadar Sürgü Nahiyesine bağlı olarak kaldı. 1877 tarihinde Rusların Kars ve Artvin bölgelerine gelerek, Müslüman halka zulüm yapmalarından dolayı, devlet tarafından 120 hane vatandaş, önce Malatya'ya daha sonrada Viranşehir'de iskan ettirilmek üzere gönderilmiş ve yerleştirilmiştir. Poskov'un aşağı Ceberya köyünden Malatya istikametine göçe çıkarılanların ardından derin üzüntüye kapılan köy halkı, üzüntülerini aşık topçu Güftari vasıtası ile şöyle dile getirmişlerdir.

Zapteyledi beni asfer cihanı
Şimdiki hal meydan küfara kaldı
Beyan etti türlü türlü emanet
İslam olan game efkara kaldı.
Kuramadım düşman ile savaşı
Akıttı gözlerim kan ile yaşı.
Daim içimde sönmez ataşı
Sevdiğim vatanım ağyara kaldı.

Adına göçedenler manasına gelen muhacir dediğimiz, Kars ve Artvin'den gelerek ilçeye yerleşenler bıraktıkları köylerini yaşatmak amacı ile beş mahalle kurmuşlar ve eski köylerinin adını koymuşlardır. Bunlar: Golishallı, İmehev, Daşobası, Caborya, ve Şavşat'tır.
1855 ten 1924 e kadar Sürgüye bağlı olan ilçenin o zaman ki nahiyesi Sürgü, kaza Besni, mutasarraflık Malatya vilayeti ise Harput idi.1924 'te ilçe Nahiye merkezi olmuştur. 1929 yılında ise ilçe merkezinde ise demiryolunun geçmesinden sonra, ilçe Besni'den ayrılarak Akçadağ'a bağlanmıştır
1933 yılında yıkık bir şehir olan Viranşehir'in makus talihi değişecek Başbakan İsmet İNÖNÜ'nün ziyareti sonucunda "Böyle güzel bir şehre Viranşehir adı yakışmaz burası olsa olsa Doğanşehir olur" diyerek kayıtlara resmen adı olarak DOĞANŞEHİR olarak geçmiştir.
1946 yılında Akçadağ ilçesinden ayrılarak Malatya iline bağlanmış ve ilçe ünvanını almıştır. İlçenin ilk belediyesi 1946 yılında kurularak Belediye Başkanlığına Esat DOĞAN seçilmiştir. 1943 yılında ilçeye gelen Malatya Valisi Ahmet KINIK kasabanın ileri Akmail Hanedanından Velioğlları sülalesinden (240 yıl evvel geldikleri tahmin ediliyor) Polat'tan Vaiz Şahin Esat, Mustfa Rıdvan Doğan ileri gelen şahsiyetleri ilçenin altyapı çalışmalarına maddi ve manevi destek vereceklerine dair söz vermişlerdir.
Bugün 2004 tarihi itibarı ile gelişen çağın gereklerine uygun olarak yapılan alt yapı çalışmaları ile şehir modern bir görünüm almıştır. Doğanşehir'liler karşılarına çıkan fırsatları değerlendirerek çağın nimetlerini ilçeye ulaştırmaktadırlar.



Date: 14 November 2006, Tuesday
Comments (1) | Add Comment



Comments (1)

sinan97

siz bunları nasıl eklisiz bana söyleyin neolur?

(17/03/2007 12:52)

Add a new comment:
Name:
E-Mail:
Your website (if you have):
Your Message:
Security Code:


Sponsor


My Photos

Inube Slide Show

Archive

2008 (1)
 August (1)
2006 (40)
 November (40)

Günün Sözü

Büyük işler kuvvetle değil sebatla başarılır. (Johson)

Takip Edilenler

My Inube
AkÅŸam Gazetesi
DoÄŸanÅŸehir Haberleri

Dogansehir FM

Radyoyu Dinlemek İçin Resme Tıklayınız

Latest Comments

Bekir bulu: ben bekir örencik köyü yoğ...
mehmet hanifi diken: elestarmhd@hotmail.com...
mehmet hanifi diken: erdal senn msn hıc acık olmu...
Teslim Karakis: Merhabalar Ben Almanyada Tesli...
Teslim Karakis: Merhaba Abuzer emi yani bibimi...
mehmet hanifi diken: köyde kımseye guven kalmadÄ...
kardeÅŸ: vais oÄŸlum senden bi bok olma...
kardeş: yahu kardeşim vais neden böy...
HAYRİ: evet biz gurbettekiler gerçek...
bülent tekin: teşekür tüm polatlılarla g...

Search


--------

IP adresi